Seyyahca..

Küçük bir dünyanın koca dünyayla,hayatla diyalektiği ve yansıyanlar…

Belki Dinlenirsin

ile 6 yorum

Bu meyvenin adı eşkare imiş..dün gördüm bahçede bu ağacı..hemde ilk defa..babama sordum baba bu ne diye?..ilk defa mı görüyorsun kızım? dedi..valla ilk defa gördüm.tadı çok güzel.böğürtlene benziyor..ahu dudu ya görüntüsü benziyor tadı değil.buralarda kara dut deniyormuş buna.yaprakların altına da ne güzel saklanmışlar de mi?..hepsi birer cevher gibi..

İşte elmaların en lezzetli halleri: sulanmış, ama olgunlaşmamış çağla dan daha olgun..

Babam bana ağaçta kalan son armutları toplamamı söyledi.içimdeki böcek korkusuyla beraber gittim toplamaya başladım.yanımdan vızır vızır bişeyler geçti aldırış etmemeye çalıştım.en son  olgun bi meyveye uzanmıştım ki kocaman bişey kulağımın dibinden vızıldayarak geçti..kendimi bir çığlıkla attım aşağıya..böcek fobisini yenmenin bi kolayı yok mu? Ne zamana kadar böyle olacak..

Evliya çelebi seyahatnamesinde 70 ten fazla armut çeşidinin olduğunu yazmış.. mostar dergisi geçen ayki dosyasında evliya çelebiyi araştırmıştı..Yazıların  hepsini okudum evliya çelebiyi az da olsa tanıdım..Çok istifadeli bi sayıydı..

Anlatmışken; bu ayda nehirleri ele almış mostar..nehirlerin insanalığa yalnızca su değil medeniyet taşıdığını anlatmış.bütün medeniyetlerin su kenarlarında kurulduğunu yazmış, çok güzel tespitler, dikkate değer konular var nehirler hakkında.mezopotomya maveraünnehir, nil, mısır, hindistan, ganj nehri ve daha neler neler..böyle mistik konuları seviyorum..

gördüm seniiii:))

Efendimiz üzümü yemeye salkımın altından başlar, ikişer ikişer yermiş.

Ay dedee ay dede, evin nerede:))

Bi çiftliğim olsaydı bi de atlarım.başka bişey olmasına gerek yok.inanki bu yeterdi.Tamam, insanoğlunun gözü doymaz biliyorum…gerçi sadece atların olduğu çiftlik olur mu?..olur tabi ya..sen hiç at çiftliği diye bişey duymadın mı.?

Sabah atıma biner akşam gelirdim..geç kalmışım kime nee?

Çoban çeşmesine giderdim.oturur başında tefekkür ederdim.Hem belki O ŞİİRİ yazmak bana nasip olurdu kimbilir..Dağ rüzgarıyla konuşur getirdiği haberleri dinler, kokuları sindirirdim..bi keçiyolu keşfeder korkusuzca binerdim götürdüğü yere..

Sonra gelirdim ökkeşe derdim ki: “atı tımar et yarın erkenden yine çıkacağım.”belli mi olur KAŞAĞI yıda yazardım belki..

eskiden büyükbabamın babasının atları varmış..şimdi ne at kaldı, ne baba, ne de büyükbabam..hepsi toprak oldu..belki bizimde arkamızdan atları çok seven bi büyükannemiz varmış diye yazarlar.

Ne zaman bu saçmalamalara son vereceğimi düşünüyorsan yanılıyorsun..hem boşver,bak rahmetli erdem amca ne demiş dinle, dinle ve düşün…!

Ürpertir tabiat üfleyince rüzgarı derin gök soluğu
Ulu ses dokununca çarka
Düşer ölümün gölgesi eşyaya.
Başlar eşyada hareket kurtulmak için kendinden
Daha öteye geçmek için arınmak gibi elbiseden
Yakalar ölümsüzlüğün sonsuz ipini
Sonra ses olur
Zamanın idrak incisi ses döner döner döner de
Yönelir sebebe
Sebeb ey.
Sesi damarla çizer
Mutlak sözü damarda kanla çizer
Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi
Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur
Aklı yontan o sonsuz sesi bulur
Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarlada
Güneşin çarpılmış elçisi Van Gogh’la gelir önümüze
Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde
Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur
Renk başkaldırırken helezonlar çizerken ses
Som fatih su fetheder tabiatı
Döner döner döğünür eritir dağları yobaz kayaları
Daha der sığmaz kabına yönelir göğe teslim olur
Ve düşerken toprağa çağırır
Sebeb ey.
Her sabah bütün bitkiler iştahlı bir çocuktur
Emer emer emerler toprak anayı
O sultan hazinesi o hep veren sonsuz cömert anayı
Yeşil hayat kırmızı hareket sarı sabır emerler
Ve beyaz iman çizer sesini
Tamamlar kavisini
Sebeb ey.

Erdem Beyazıt

Written by seyyahca

Ağustos 15, 2008 11:10 am

Fotoğraflarım, günlüklerim, karışık post kategorisinde yayınlandı

6 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. saçmalama olarak adlandırmalarından vazgec ve hiç susma inşAllah dost sen _

    ( yazına yorum gerek yok ;) )

    dua ile…

    revival

    Ağustos 15, 2008 at 8:52 pm

  2. bigün bıkarsın ama ;)
    ..
    bu arada görüşemezsek bu gece bana çok dua et..biliyosun zaten söylememe gerek yok her zamanki hatırlatmalarımdan bitanesi sadece :) )

    seyyahca

    Ağustos 16, 2008 at 2:29 pm

  3. Siir güzelmis.. dün s.aile dergisinde gördüm, kitap kazanmisin.. Adini görünce, “aaa ben bunu taniyoruuummmm” dedim.. sanki maharetmis gibi.. eh, Allahtan kimse duymadi :P öpüldün.. :)

    ufacik

    Ağustos 17, 2008 at 9:49 am

  4. evet kazandım ama yanlışlık sebebiyle iki ay geciktiği için benim adresimi nereden bulupta postalıycaklar diye düşünüyorum..arayıp haber versem ne olur ki?yabancı değilllerya bi kitap için utanıyorum :) ) üstadın gönül nimetleri kitabıydı.zaten soyadımı da yanlış yazmışlar 8)

    seyyahca

    Ağustos 17, 2008 at 2:26 pm

  5. Umreciğim .
    Uzun zaman sonra ilk defa bu gece girebildim bloguna.
    Gerçekten de müthişsin ya.
    İnşaallah bir gün eklediklerinin hepsini okuyacağım.
    Şimdilik bir göz gezdirdim.
    MAŞAALLAH.
    :)

    uslu

    Ağustos 27, 2008 at 9:07 pm

  6. ablacım teşekkürler..sizin teveccühünüz bizim için onurdur efendim :)

    oku ama bida öyle güzel sözler söyleme..yok öyle bişeyler :)

    ramazanın mübarek olsun.e biliyosun zaten dua edicektin ona göre ;)

    seyyahca

    Eylül 1, 2008 at 10:11 am


Yorum Yapın